İNCİNİN HİKAYESİ

Anneler gününde anneye, sevgililer gününde sevgiliye sunulan; doğum gününde, anma yıl dönümlerinde veya başka bir özel günde, değerli bir hediye olarak kabul gören incinin hikayesini öğrenmek isteyenler bu yazıyla yeterli bir malumat edinmiş olacaklar.
İnci, kehribar ve mercan gibi organik bir taştır. Çünkü madenlerden çıkmaz. Bununla birlikte kullanımı, neredeyse insanlığın tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir.
Tabii eskiden doğal yollardan oluşmuş inciler mevcuttu ve dalgıçlar bunları kendi özel yöntemleriyle çıkarıyorlardı. Bugün ise piyasadaki incilerin %90’dan fazlası kültür incilerinden oluşmaktadır.
Peki kültür incileri sahte inciler midir? İnci çiftliklerindeki faaliyetleri ve inci üretiminin aşamalarını incelediğimizde bu sorumuza cevap bulmuş olacağız.

 

Kültür incisi yeni bir uygulama mıdır?

Bilinenin aksine kültür incisi üretimi yeni bir uygulama değildir. Geçmişi 1000 yıla dayanır. Usul olarak benzerlikler gösterse de 20. yy’da modern teknolojinin ışığında, oldukça profesyonelce üretim yapılmaktadır.
Geçmişte inci, elde edilmesi zor olması dolayısıyla oldukça pahalı idi. Günümüzde oldukça uygun fiyattan satılması ile orantılı olarak da kullanım bakımından çok yaygınlaşmıştır.
Dünyanın her köşesinden inciye olan bu talep dolayısıyla inci üretiminde de artış kaydedilmektedir.
Çin’in Zhejiang eyaletine bağlı Zhuqi (Cuçi okunur), şehri, dünya inci piyasasına hitap etme özelliğine sahiptir. Şanghay’a yaklaşık 3 saat mesafedeki bu şehirde inci üretimi çok ciddi boyutlardadır. Yol boyunca inci çiftlikleri görebilirsiniz.

Peki nasıl üretilmektedir inciler?

 

Deniz ve okyanustan toplanan istiridyelerle başlıyor süreç. Bu istiridyelerin yeni yaşam alanlarına nakilleri yapılıyor. Bu aşamada istiridyelerin canlı tutulması için özen gösteriliyor. Izgara gibi bir sistemin arasına yerleştirilen istiridyeler deniz dibine indiriliyor. Özellikle sakin ve ılıman sahiller bu aşamada tercih ediliyor.
‘Izgara’lar içindeki istiridyelerin yeni ortama uyum sağlaması için birkaç ay bekleniyor. Sonra tekrar botlara alınıyor. İşte bundan sonrası özel beceri uzmanlık istiyor.

Aşılama

Yeni ortamına alışan istiridyeler, doğal yapısına zarar verilmeden bir nevi aşılamaya tabi tutuluyor. Aşılama yapılan parça, başka bir istiridyeden alınan bir doku olabileceği gibi, minicik bir sedef parçası da olabiliyor. İstiridyenin büyüklüğüne göre bu parçacıklardan 20- 60 tane enjekte edilebiliyor. Bu işlemin çok kısa sürede gerçekleştirilmesi gerekiyor. Her ne kadar, oldukça küçük bir parça olsa da bu maddenin istiridye tarafından özümsenmesi lazımdır. Aksi takdirde, inci haline gelmesi için gerekli ‘topaklama’ işlemi gerçekleşmeyecektir. Aşılama yapılan istiridye derhal yaşam alanına, yani suyun altına gönderilir. Nekahet süresi birkaç ayı bulabilir.



İmplantasyon(=aşılama) olmadan tamamen tabii yoldan inci yapan istiridyeler de aynen bu sistemde inci üretmektedir. Dış ortamdan aldığı bir maddenin, dış manto içinde, salgılarla topaklanarak zaman içerisinde inci haline getirilmesidir bütün işlem.

Çiftlikler
Nekahet süresi sonunda istiridyeler anavatanlarından çiftliklere taşınır.

Çiftlik olarak kullanılan mekanların dalgalı olması tercih edilir. Oksijen bakımından daha zengin olan dalgalı ortamlarda istiridyelerin daha fazla doğal-organik besinler alması sağlanmış olur. Dalgaların, istiridyelerin yerlerini değiştirmelerine engel olmak ve gerektiğinde istiridyeleri su yüzeyine kolaylıkla çıkarabilmek için istiridye ızgaralarının bir ucuna şamandıra bağlanır. Bu şamandıralar bazen köpük, bazen de boş pet şişeler olabilir. İnci çiftlikleri olan suların yüzeyinde, hemen hemen eşit aralıklarla dizilmiş yüzlerce, hatta binlerce şamandıra görebilirsiniz.

 



Dışardan Kolay Görünüyor
İstiridye çiftçiliği, yoğun ilgi isteyen bir iştir. Mesela, şamandıranın ucundaki istiridyelerin günaşırı hareket ettirilmesi gereklidir. Suyun sıcaklığı ve beslenme şartları sürekli değerlendirilmelidir. Bu şekilde yaklaşık 2 yıl özel ilgi isterler. Büyümenin izlenmesi için su yüzeyine çıkarılması, hatta bazen x-ray cihazından geçirilmesi bile gerekecektir.
İstiridyelerin toplanması ve incilerin hasadı, Eylül-Mayıs ayları arasında , su sıcaklığının düştüğü aylarda yapılır.
Sudan çıkarılan istiridyeler içinden inciler çıkarılır, cinslerine göre tasnif edilir. Şekline ve boyutuna göre ayrılır. İhtiyaca göre delinerek dizilir veya tane olarak satışa sunulur.

İncisi alınan istiridyelere ne olur?
Herbir istiridyeyi ortalama olarak 4 defa yeniden “tohumlamak” mümkündür. Her seferinde daha büyük tohum enjekte edilebilir. Bu sebeple daha iri inciler, genellikle daha yaşlı istiridyeler tarafından yapılır. Birden fazla tohumlanma şansı sadece tuzlu su istiridyeleri için geçerlidir. Maalesef tatlı su istiridyelerinin aşılanma süreci tekrarlanamaz.
Artık inci üretemeyen istiridyeler de değerlidir. İç yüzeylerinde zamanla yapışık kalmış, yarı-oluşmuş inciler, istiridye kabuklarına dekoratif bir görüntü kazandırırlar. Bu şekilde aksesuar olarak kullanılırlar. Ayrıca kuruyemişlik, küllük, sabunluk veya balık servis tabağı olarak kullanıldığı da olur.
Uzun süreli ve zahmetli bir sürecin ürünü olan inciyle incinin “ağır işçisi” istiridyenin değeri de bu ince ve özenli işçilikten kaynaklanıyor olsa gerektir.

Sonuç olarak
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere “kültür incisi” kavramının doğru tanımlanması gerekir. Açıklamaya çalıştığımız üzere, bu çiftliklerde yapılan işlemler, istiridyenin inci yapım sürecinin, insan kontrolüyle sürdürülmesine yöneliktir. Üretilen incilerin sahteliği söz konusu değildir. Kültür incisi dendiğinde, onun sahte olduğunun algılanması doğru değildir.

M.Baki Cihangiroğlu

Bu Yazıyı Paylaşmak İster misiniz ?
E-Bülten
İndirimli ürünler ve fırsatlardan ilk önce siz haberdar olmak istermisiniz?
softtr® | Profesyonel E-Ticaret Sistemleri ile hazırlanmıştır.